5 Eylül 1977 tarihinde Voyager 1, Florida’da bulunan Cape Canaveral üssünden sabah saatlerinde gerçekleştirdiği görkemli bir kalkışla derin uzaydaki destansı yolculuğuna başladı. Bu tarihten itibaren Voyager 1, insanlık için büyük bir başarı simgesi haline gelmiştir. Başlangıçta dış gezegenleri keşfetme göreviyle fırlatılan bu uzay aracı, zaman içinde güneş sisteminin dış sınırlarına doğru ilerlemiştir. 1979 ve 1980 yıllarında Jüpiter ve Satürn’ün yanından geçtikten sonra güneş sisteminin dışına doğru yol almaya başlamıştır.
Voyager 1, NASA’nın Derin Uzay Ağı aracılığıyla rutin komutları almak ve verileri Dünya’ya iletmek için iletişim kurmaktadır. Gerçek zamanlı mesafe ve hız verileri NASA ve JPL tarafından sağlanmakta olup, Voyager 1, Ağustos 2023 tarihi itibarıyla Dünya’dan 161 astronomik birim yani 24 milyar km uzaklıkta bulunmaktadır. Bu durum, onu Dünya’dan en uzakta bulunan insan yapımı nesne haline getirmiştir. 14 Şubat 1990 tarihinde ise Voyager 1, Güneş Sistemi’nin dışarıdan görülen ilk “aile portresini” çekmiştir ve bu fotoğrafta Soluk Mavi Nokta olarak bilinen Dünya’nın görüntüsü de yer almaktadır.
NASA, Haziran 2012’de Voyager 1’in güneş rüzgarlarının görüldüğü uzay bölgesi ve yıldızlararası ortam arasındaki sınıra vardığı ile ilişkili olduğundan şüphelenilen çevredeki değişiklikleri tespit ettiğini duyurdu. Voyager 1, yıldızlar arası uzaydan gelen yüklü parçacıkların tespitinde belirgin bir artış olduğunu bildirerek Güneş Sistemi’nin sınırındaki yıldızlararası ortama girmeye başladı. Aralık 2017’de NASA, Voyager 1’in yörünge düzeltme manevrası iticilerinin dördünü de başarıyla ateşledi ve aracın en az iki ila üç yıl daha veri aktarmasına izin verdi.
Mevcut elektrik gücünün azalması nedeniyle, Voyager ekibi hangi enstrümanların açık tutulacağına ve hangilerinin kapatılacağına öncelik vermek zorunda kaldı. Isıtıcılar ve diğer uzay aracı sistemleri güç yönetimi kapsamında kapatıldı. Voyager 1’in herhangi bir şeye çarpmaması ve kapatılmaması koşuluyla, New Horizons uzay sondası, Dünya’dan her iki Voyager uzay aracından daha yüksek bir hızla fırlatılmış olmasına rağmen onu asla geçemeyecektir. Voyager 1’in teorik olarak Oort bulutuna yaklaşık 300 yıl içinde ulaşması ve bu bulutun içinden geçmesinin yaklaşık 30.000 yıl sürmesi beklenirken, belirli bir yıldıza doğru ilerlemese de, yaklaşık 40.000 yıl içinde Camelopardalis takımyıldızında bulunan Gliese 445 yıldızının 1,6 ışık yılı yakınından geçecektir.
Her iki Voyager uzay sondası, uzay aracının başka gezegen sistemlerinden gelen akıllı yaşam formları tarafından bulunması durumunda onlara bizimle ilgili bilgi vermek amacıyla altın kaplamalı görsel-işitsel bir disk taşımaktadır. Bu diskler, Dünya’nın ve yaşam formlarının fotoğraflarını, çeşitli bilimsel bilgileri, insanlardan gelen selamları taşımaktadır. Voyager 1, insanlık için büyük bir keşif aracı olmaya devam ederken, güneş sisteminin dış sınırlarına doğru ilerlemeye devam etmektedir.















Leave a Review